Anasayfa
Advertisement
Takip Edin
 
 
Ana Menü
Anasayfa
Manifesto
Çalışmalarımız
Yazılar
Yazı Arşivi
Azizm Haber
Röportaj
Sergi
Şiir
Karikatür
Fotoğraf
Video
Forum
Amblem
Müze Rehberi
Basında Azizm
İletişim

 

 

 

 

 

 

Üye Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Editör'den

Geçtiğimiz ay hem fiziksel hem düşünsel açılardan kayıplarla, yenilgilerle dolu bir aydı. Düşünsel açıdan yenilgiyi yaşamış ancak kaybetmeyi reddetmiş, boyun eğmemiş bir kuşağın temsilcisi olarak Angelopoulos'un kaybıysa kısır politik gündemi aşacak derinlikte... Kendi tanımlamasıyla "çürüyen dünyaya karşı son direniş formu" olan sinemasını yaratırken trajik bir kaza sonucu sonsuzluğa göçtü, dünya sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden Angelopoulos. Bu ölüm, hiç şüphesiz olağanüstü bir yaratıcının kaybı olarak sanat ve sinema için yeri doldurulayacak bir boşluk teşkil ediyor. Ama Angelopoulos'un kaybı, günümüzde tüm ülkeleri ele geçiren gerici, popülist, postmodernist entelektüel zihniyetin ulaştığı boyut gözönüne alındığında çok daha büyük bir önem kazanıyor. Zira Angelopoulos, her gün kanal kanal gezip topa tuttukları aydınlanmayı, moderniteyi, sosyalizmi, vicdanı, hümanizmi ve umudu temsil ediyor. Angelopoulos insanlığı ayrıştırmak yerine birleştiren bir sanat, siyaset, karakter formu üzerinde duruyor. O'nun durduğu yer, insanlığın tüm ilerici birikimini geleceğe taşıyor. Azizm Sanat Örgütü olarak, Angelopoulos'un sinema ve sanat anlayışı üzerine kaleme aldığımız iki makaleyi ve bu ayki çalışmalarımızın tümünü bu büyük yaratıcının aziz anısına adarken, kendisiyle iki yıl önce gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi tekrar okumaya çağırıyoruz sizleri.

Bu ay Azizm'de değerli bilimci Osman Bahadır, demokrasi dendiğinde sandıktan ötesine geçemeyen kafaların sürekli saldırdığı Mustafa Kemal ve Cumhuriyet döneminin devrimci demokratlığını anlatıyor. Değerli yazar Fatih Yaşlı ise aynı sığ zihniyetlerin kurma çabasında oldukları yeni Türkiye'nin oluşum süreçlerini masaya yatırıyor. Yayın kurulu üyemiz, değerli edebiyatçı, eğitimci Engin Taş bu ay dizeleriyle Azizm'de. Röportaj bölümümüzde, son dönemin en dikkat çekici romanı, "Varolmayanlar"ın yazarı Doğu Yücel'le gerçekleştirdiğimiz dopdolu söyleşi yer alıyor. Bu ay genç yazarlarımızın şiir ve öykülerine yer verirken, uzman veteriner Erdem Danyer ile yunus tutsaklığı konusunda yaşananların perde arkasına geçiyor ve meditative danstan, seçimlerimize uzanan geniş bir konu zenginliğinde denemelere yer veriyoruz.

Karanlığa karşı umutla, aydınlanmayla ve sanatla kalın dostlar...

 

Azizm'in Notu: Mart ayı güncellemesi içinse dilediğiniz konuda inceleme, deneme, eleştiri, şiir, öykü, fotoğraf, karikatür, resim ve videoyu 3 Mart 2012 tarihine kadar editörlerimize iletebilirsiniz.

 

 


 

 

 

 

 

 

Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok, dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, düşünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz.

 

Manevi Mirasım Akıl ve Bilimdir!

            Ben, manevi mirasım olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur... Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

 

Mustafa Kemal Atatürk