Anasayfa arrow Sergi
Advertisement
Sergi
Kategoriler
Doğadan Ayrıntılar
(23 Pictires)

 

Umut Saim BALKIR

 

 

 

1979, İstanbul doğumlu olan sanatçı Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olup, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Resim Yüksek Lisans programını tamamlamıştır. Sanat hayatına tesktil sektöründe tasarımcı olarak başlamış olup, şiir, düz yazı, enstalasyon gibi sanatın diğer dallarında da üretimlerine devam etmektedir.

 

 umutsbalkir@hotmail.com

Esen Bozkurt Resim Sergisi
(22 Pictires)
 

24 Kasım 1961 İzmir'de doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi İzmir’de tamamladı. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde okumaktadır. Resim çalışmalarına lise yıllarında yağlıboya ile başladı. Okulun düzenlediği sergilere katıldı. Daha sonra 1996-1998 yıllarında Seba Uğurtan atölyesinde çalıştı. Çeşitli karma sergilerde yer aldı. Çalışmalarını ressam Ali Rıza Kırkan denetiminde Miletos ekolünün bir kolu olan Doğa Gurubu ile suluboya, yağlıboya ve akrilik tekniklerinde sürdürmektedir. Her yıl düzenlenen Doğa Gurubu karma sergilerine katıldı. Çalışmaları özgün, çağdaş, izlenimci, renkçi ve lekeci tarzdadır.

 

Mustafa Özer Karma Sergisi
(24 Pictires)

"Foto Muhabirliği ya bir hastalık ya da bir hastalığın tedavisidir" Mustafa Özer

www.mustafaozer.org

Atatürk'ün Yüzleri
(29 Pictires)
“Atatürk’ün Yüzleri” isimli fotoğraf projem aslen Mustafa Kemal Atatürk’ün temsillerinin bir tipolojisi olduğu kadar, Türkiye toplumunun da bir tipolojisi olma hedefini taşıyor.
Türkiye’de Atatürk imgesini ve ismini her yerde görebilir ve duyabilirsiniz. Portresi her devlet dairesinde, banknot üzerinde, esnaf dükkânlarında, hatta evlerdedir. Kemalist kelimesi adeta diğer tüm ideolojilerin ancak onun altında mümkün kılındığı bir şemsiye terimdir.
Türkiye’deki bütün bu Atatürk imgesi bolluğuna rağmen Batı ülkelerinde Atatürk’ün suretinin pek de bilinmiyor oluşu ilgimi çeken ilk şey oldu. Bu, Türkiye hakkında Batı’da, özellikle de kitle medya araçlarında üretilen bilginin de aslında çok eksik ve umarsız oluşunu fark etmemle birleşince Atatürk imgesini Türkiye toplumuna daha yakından bakmanın bir yolu olarak seçmeye karar verdim.
 Atatürk burada bazen devrim, bazen ilerleme, bazen değişim, bazen eşitlik, bazen sağduyu, bazen milliyetçilik, bazen demokrasiyle eşanlamlı sayılıyor, bu neredeyse siyasi bir projeyi de geçmiş bir durumda. Türkiye insanlarını, belleğini ve günlük hayatı belirleyen bir şey aynı zamanda. Türkiye’de geçirdiğim bir yıl boyunca bu durumu düşünmeye ve kafamda tartmaya çok zaman ayırdım. Bu projenin Türkiye’nin pek çok yüzünden sadece bir tanesini gösterdiğini söylemeliyim. Aramızdaki iletişim problemine rağmen bana evlerini, dükkânlarını açan misafirperver insanlar, yüzlerce Atatürk portresiyle ve yine yüzlerce bardak çayla birleşince ortaya işte burada size göstermeye çalıştığım yüzü çıktı Türkiye’nin. Buradaki tipoloji iki fikri bir araya getiriyor. Atatürk’ün yüzlerce farklı temsiliyle insanların belleklerinde ne gibi bir yer kapladığı ve Türkiye’nin yüzleri olan kadın erkek, genç yaşlı, öğretmen, öğrenci, kasap, sekreter, manav, ayakkabıcı yüzlerce kişiyle yan yana nasıl bir görüntü sergilediği. Amacım bu değişken insan portreleriyle, değişmeyen Atatürk imgesini yan yana getirebilmekti.Atatürk şüphesiz bir ikon haline gelmiş vaziyette. Ama aynı zamanda da resimleri, heykelleri el değiştiren ticari bir ürün. İnsanların ona olan sevgileriyle ticari hevesleri arasındaki çizgiyi çekmek bazen zor. Her ikonun başına geldiği gibi bu bolluk Atatürk’ün ideolojisinin farklı farklı şekillerde üretilmekten ve dolayısıyla esnetilmekten muzdarip olduğunu gösteriyor da olabilir. Atatürk’ün siyasi bir figür olarak Türkiyeli pek çok insanın hayatı üzerinde inanılmaz bir etkisi olduğu konusunda hiçbir şüphem olmasa da zaman zaman, esrarlı bir biçimde, her mekân ve her insanın ayrı bir Atatürk’ü olduğunu, pek çok Atatürk’lerin her gün yeniden üretilmekte olduklarını düşünüyorum.   Salva Ferrando PERİS ferrandoperis@hotmail.com 
Siyah Karton Sohbetleri
(14 Pictires)

Onur Utku'nun resimleri üzerine  :
 
  G.E.E Resim Bölümü'nü 1978 yılında bitiren sanatçı,öğrencilik yıllarından itibaren sanatın birçok dalıyla ilgilendi.Resmin yanısıra tiyatro oyunculuğu,film ve dizilerde seslendirmeler yaptı.Bunların yanısıra çizgi roman konusunda da çalışmaları bulunmaktadır.
 
  Onur Utku'nun resimlerine baktığımızda kimini profesyonelce,kimini de amatörce sürdürdüğü bu disiplinlerin yer yer resimlerinde de ortaya çıktığını görürüz.Resimlerinde birçok figürün,objenin yanyana gelmesi (insan kalabalıkları,sokak satıcıları,evler) bir kent dokusundan çok onun tiyatro disiplininden gelen bir yanının dışa vurumu olarakda değerlendirilebilir.Resimlerinde kullandığı kompozisyon kendiliğinden çıkıveren bir dekor niteliği de kazanır.Yaşamda bir sahne bir oyun değil midir zaten.Onur'un resimlerine biraz daha dikkatle yaklaştığınızda sokağın gürültüsünü,insanların seslerini bile duymanız mümkün.
 
  Onur Utku'nun resimlediği yüzeylerde çizgi romanın kendine özgü istif ve estetiğinin izlerini de görebiliriz.Onun resimlerindeki bol figür,yığın halinde evler izleyicisini yoran bir kalabalık olmaktan çıkıp tersine onunla bir diyaloğa giren,konuşan resimler haline gelir.
 
  Resimlerinde görülen hızlı çalışma,hemen bitirme telaşı onun bir çırpıda kotarılmış figürleriyle ayrı bir dinamizm kazanır.Bu çabukluk ve renklerdeki serbestlik Onur'un öğrencilik yıllarından beri ilgi duyduğu ve uyguladığı safyürek bir beğeninin ve tavrın da bir göstergesi olarak resimlerine yansımaktadır.
 
  Onur Utku'nun resimlerine bakarken bir ön bilgiye,bir yoruma gereksinme duymayız.Çünkü o resimler kısa bir süre sonra sizinle bir iletişime girecektir.Susan Sontag'ın 'sanatta duyduğumuz şey yorum bilim yerine sevgi bilimdir'* savını doğrulayacaktır.Yeterki sevgiyle bakalım.
 
 
*Susan Sontag 'Sanatçı Örnek Bir Çilekeş'-Metis Yayınları 2.baskı-1998
 
 
 
   Mehmet Atak

 

Resimler için not:

Dikey oryantasyon olan resimler 35 cm * 25 cm

Yatay oryantasyondaki resimler 25 cm * 35cm

Bütün resimler karton üzerine sulu boya

Bir Tema Üzerine Kısa Öyküler
(18 Pictires)

 

 

MEHMET ATAK 
 
     "1952 yılında Ankara'da doğdu, 1979'da GEE Resim Bölümü'nü bitirdi. Bekir Sami Çimen, Halil Akdeniz, Veysel Günay, Hayati Misman gibi atölye hocalarının eğitiminden yararlandı.  Çalışmalarının konusu kadındır. Yapıtlarında tek, ikili ve üçlü gruplar halinde ele aldığı kadın figürleriyle meta olarak kadını işlemektedir. Dışavurumcu diyebileceğimiz anlayıştaki çalışmalarında biçim ve renk olarak başarılı yorumlara ulaşmaktadır. Lekeci anlatımla, biçimsel deformasyonu ve renkçiliğiyle dikkat çekmektedir."
 
    
KARMA SERGİLER
 
1986-Galeri PM (Ankara)
 
2001-Artı Galeri (Ankara)
       "Türk Plastik Sanatları Tarihinde İz Bırakmış Sanatçılar"
 
2003-Tara Sanat Galerisi (Ankara)
 
2005-Galeri Nüans (Ankara)
  

uca_au@hotmail.com

Murat Çaylar Çizimleri
(10 Pictires)

Murat ÇAYLAR

 

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümü

 

murat_caylar84@hotmail.com

 

Sokak, Zaman ve İnsan
(5 Pictires)

Sokak, Zaman ve İnsan, 2008 yılının güz döneminde, Prof. Dr. Simber Atay’ın dersi (Fotoğraf Proje Uygulama) dâhilinde başladığım bir proje.

 

Projede sokak, zaman ve insanı parçalara bölerek, tekrar bu parçaları bir araya getirip, ortaya çıkan görüntüde sokak, zaman ve insan kavramlarını sorgulayıp, onlara farklı bir açıdan bakmayı amaçladım.

 

Fikir olarak en büyük esin kaynağım, projeye başladığım sırada okuduğum Jaques Derrida idi, biçimsel olarak ise Zaha Hadid ve Frank Gehry gibi postmodern mimarların deconstructivist yapıları esin kaynağım oldu.

 

Son olarak teknik açıdan söz etmek gerekirse, fotoğrafları bu şekilde birleştirerek bir görüntü oluşturma tekniğini 2 sene önce arkadaşım Fadi Nasser’den öğrenmiştim, bu projeyi ona borçluyum.

Mustafa RUSTOM - Anadolu Üniversitesi Sinema TV Bölümü

 mustafarustom@gmail.com

Güzin Tarakçı Resim Sergisi
(30 Pictires)

GÜZİN TARAKÇI  

1958 yılında doğdu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümünü bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra, evlendi, 2 çocuk sahibi oldu ve aile şirketinde turizm işiyle ilgilenmeye başladı.  1999 yılında İZ-FAŞ Sanat Galerisi’nde Okan yapıcıoğlu Atölyesinde yağlı boya resim çalışmalarına başladı. 2001-2002 yıllarında Umur Türker Bey’in öğrencisi oldu. Daha sonra Cem Şahin rehberliğinde çalışmalarına devam etti.   Amacı; Renkleri ve Formları, görme duyusunun verdiği imkan ile keşfe çıkmak, modern dünyanın karmaşası, yaşanan felaketler, teknolojinin hızlı gelişimi, tüketimin çılgınlığı arasında aradığı huzur ve mutluluğu sanat ile iç içe olmak ile yakalamaktır.

  Katıldığı Sergiler:

2001 İZ-FAŞ Sanat Galerisi Resim Sergisi

2001 Çamkıran Sanat galerisi Resim Sergisi

2002 Turgut Pura Vakfı Resim Sergisi

2002 Papatya Antik, Sanat, Kültür ve Müzayede Evi Resim Sergisi

2002 Artev Sanat Galerisi, İstanbul 

2004 Eyo Mim Galeri, İzmir

2004 Kit-Vak vakfı yararına Başak Sigorta Sanat Galerisi, İzmir

2006 İzmir Türk Amerikan Derneği Resim Sergisi   

diplomat@tr.net

 

Oblivion
(22 Pictires)

“Aslolan Unutmadır”

 

Ben sürekli fotoğraf çekerim ve hepsini saklarım. Dolayısıyla kişisel sergiler açıyorum. Bunlardan en sonuncusunu İzmir Basmane Garı’ndaki Bekleme Salonu’nda açtım. Sergi’nin adı Oblivion yani unutmak. İzmir’in bir portresini yapmaya gayret ettim. Bir süre sonra isteğim gerçekleşti ve fotoğraflar çok büyük olmalarında rağmen görünmezdiler. İnsanlar sadece bekliyorlardı bekleme salonunda kimse fotoğraflarıma bakmıyordu. Bazı yöntemler falan düşündüm. Bence görünmez fotoğraflar sergisi çok başarılıydı. Oblivion yani unutmak olgusu benim için önemlidir. Hep diyorlar ki aslolan hafızadır. Hayır, bence aslolan unutmadır. Ben de kuramsal olarak yapamadığımı bari bireysel olarak yapmak istedim. Sizlere burada sunacağım çalışmalar da Basmane Garı’ndaki Oblivion adlı sergimde yeralanlardır.

 

Prof Dr Simber Atay ESKİER

 

<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

DatsoGallery Multilingual
By Andrey Datso