Anasayfa
Advertisement
Editörden

Azizm’de bir deyiş vardır; suyu avucunuzda tutabilirsiniz ancak yumruğunuzda asla! Konu cinsellik ve ülkemiz özelinde bastırılmış cinsellik olunca bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha hissettik. Baskıyı ne kadar artırırsanız, örtbas etme eğiliminiz ne kadar güçlü olursa baskınızdan ve avucunuzdan kaçan da o kadar çok olur. Uyuşturucunun serbest olduğu ülkelere göre daha fazla uyuşturucu tüketmekteysek bunun sebebi de budur. Elhamdülillah Müslüman olan ülkemizde üçüncü sayfaların şiddet sarmalını aşıp cinsel şiddet sarmalına evirilmesi şaşırtıcı olsa gerek ya da yüzde 99,9’u(!) Müslüman olan bir ülkenin çocuk pornosunda dünya sıralamasının ilk onunda yer alması inanılacak gibi değil. Hele hele internette seks içerikli yayın takip etme oranlarında dünyada beşinci olmamız ve ilk dördü şeriatla yönetilen ve şimdilerde sırayla vizeyi kaldırdığımız ümmet kardeşlerimizin paylaşması insanın abdestini bile bozabilir! Evet, bozabilir ama şaşırtıcı değil. Hangi ilimizde en çok içki, uyuşturucu ve elbette porno film alındığını hatırlamak gerek. Ahlaksız(!) büyük şehirlerimizin karşısında ahlaklı kırsalımızdaki ensest, töre, tecavüz üçlüsünün ne boyutta olduğunu anımsamak gerek. Sinema tarihimizde ağız birliği edilmişçesine lanetlenen “seks filmleri furyası”nın 70’lerde ülkeyi Allahsız komünistlerden korumak üzere yöneten pek Allahlı(!) Milliyetçi Cephe(Demirel, Erbakan, Türkeş) hükümetleri zamanında tavan yaptığını hatırlamamız önemli. Din bir topluma ahlak getiremez, baskı bir halka ahlak getiremez. Bu ay Azizm’de cinselliğin tüm renklerine uygulanan baskının dinsel, kültürel, sosyal ve tarihsel nedenlerini araştırmaya çabalıyoruz; sonuçlarını ve çözümlerini ortaya koyarak. Konuyla ilgili deneme ve araştırma dizilerimizin yanında sinema yazılarımızda ise önce Akdeniz’de bastırılan cinselliğe karşı Respiro filmiyle nefes alıyoruz. Ardından Amerika’nın katı muhafazakârlığında Amerikan Güzeli’ni takip ediyoruz.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladığımız bu ay, değerli aydınımız ve destekçimiz, Cumhuriyet gazetesi çizeri Mustafa Bilgin karikatürüyle sayfalarımızda. Açılıp saçılmaların sanatçılarla(!) devam ettiği, tam bir keşmekeşin hüküm sürdüğü ülkemize ilişkin Cumhuriyet gazetesi yazarlarından ressam Bedri Baykam ve değerli bilim insanı Orhan Bursalı, günceli belki de en sıra dışı şekilde yorumlayan yazılarıyla bu ay Azizm’deler. Yazarımız Selin Süar’ın İsrail Notları ikinci bölümüyle devam etmekle birlikte bu ay İzmir doğumlu İsrailli yazar Erroll Gelardin öyküsüyle merhaba diyor bizlere. Şiir bölümümüzde ise edebiyatımızın büyük ismi Hasan Hüseyin’in dizelerine bırakıyoruz kendimizi. Ayrıca öykü, şiir ve çeşitli konularda denemelerimiz de bu ay sayfalarımızda.

Emeğin en yüce değer olduğu, başta cinselliğin üzerindeki baskı olmak üzere üstümüze kara bulutlar gibi çöken tüm baskıların ve baskıcıların yok olduğu bir Türkiye ve dünya dileğiyle,

Sanatla kalın dostlar…

 

Azizm’in notu: Nisan ayı çalışmalarımız için dilediğiniz konuda inceleme, deneme, eleştiri, şiir, öykü, fotoğraf, karikatür, resim ve videoyu 4 Nisan 2010 tarihine kadar editörümüze iletebilirsiniz değerli dostlar.

 

 

 

 

 

Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok, dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, düşünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz.

 

Manevi Mirasım Akıl ve Bilimdir!

            Ben, manevi mirasım olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır... Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur... Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

 

Mustafa Kemal Atatürk